Merhaba, FenerTribun.Com Fenerbahçe Taraftar sitesine hoş geldin. Fener Tribun'de Fenerbahçe ile ilgili haberlere ulaşabilir ayrıca Fener Tribun'e kayıt olduktan sonra değerli fikirlerinizi CHAT bölümünde de paylaşabilirsiniz.

Es be rüzgar…

Gönderen romantikkanaryalar

Sivas’ta düdük çaldı, maç bitti; bir ruzgar yaladı yanagımızı… ama ürkek… öyle ılık bir bahar rüzgarı değil Moda sahillerine vursun … Az biraz serin, bu havada ısıttı da, mayısa üşütebilir…
Evet gelen giden yok; yonetim bizi kandırmaktan baska is yapmamış aylarca, ya da yapamamış… En güvenilir ve sevilir kocaman adamlar bile küçücük hesaplara alet edilmiş sanki… İfade mahçup , içerik ezberden… Biz bu takıma güveniyoruz…

Keşke en başından güvenseydiniz… Deniz aşırı ülkelere topçu izlemeye gideceğinize, çubukluyu hali hazırda giyenlere hürmet etseydiniz. Madem güveniniz onlara, ilkin de onlara anlatabilseydiniz bunu. Anlatsaydınız… Anlasalar…
Bugün Topuz o topu taca yollamasa, Daum’u ve bizi çıldırtmasa; Deniz o pası atmasa… Semih öyle vurmasa… Evet , sövecektik. Ama sonrası Boral resitali, sonrası Sevilla sessizlik… Yazılan oldu işte, Deniz hayatının pasını verdi, Semih gereğini yaptı. Ekran başında totemler bile yalan oldu digiturk sagolsun… bir semih yakaladı o topu döndürdü maçı… En kara sevdalısı, en arabeski bile zarif , naif ve de estetik bir bağ kurmuştur bugün renklerle… 5-1 değil bir açılımın kaderi idi Sivas’ta sahadaki… Herkes dönüp baktı kendine . Selçuk bir Güngören, Deniz stoperde 19 Mayıs, Özer keşfedilmeyi bekleyen çalışkan orta saha, Boral bir şampiyonlar ligi performansı sergiledi. Semih’in dublesi kadayıfsa , Gönül’ün sola çekip golü bulması kaymaktı bugün. Tadından yiyemedim ben bu pazarı. Bir tenhada can cananı buldu.

Bugün çubukluya dalıp da gitmeyen varsa bizden değildir, lo… Ali Bilgin dahil kardeşimizdir artık; madem bu sezon bizi mahkum ettiniz, en rutubetli damınızda en içli şarkıyı söylemek de bize düşer… Aşık’ız biz , Romantik’iz. İçimizi ısıtan, bizi sarmayalayan, ama en çok da titreten o forma… elimizi ayağımızı tutmaz eden, bizi saptıran da saptıran, nihayetinde yola getiren o renkler… O tarih, o hatıralar… Ama ille de o forma… Kodamanlar, ve hatta kocamanlar değiştiremez sevdanın yönünü… Siz varken de yokken de önce o forma… Sağolsun gençler , bugün gördük devasa ateşler yanmış.
Sivas’ta düdük çaldı, maç bitti; bir ruzgar yaladı yanagımızı… ama ürkek… öyle ılık bir bahar rüzgarı değil Moda sahillerine vursun … Az biraz serin, bu havada ısıttı da, mayısa üşütebilir… ama üşütmesin… sarsın… bilmem ki Fener şampiyon olmuştur esmeden rüzgar… Şimdi esen kıytırık bir meltem değil o rüzgar olsun… sallasın dalları; çınarlar , çamlar sarsılsın…
hele bizi savursun gerisi kolay…

Etiketler: , , , , ,

Sivasspor 1 – Fenerbahçe 5 TSL 31/01/2010

Gönderen papazincayiri

Kadrosunda önemli eksiklerle Sivasspor’ a konuk olan Fenerbahçe, ikinci yarıda bulduğu gollerle rakibini 5-1 yendi. Ev sahibi ekip, Semih (2), Uğur Boral (2) ve Gökhan Gönül’ ün gollerine ancak Mehmet Yıldız’ ın ayağından bulduğu tek golle cevap verebildi.

PAPAZIN ÇAYIRI: Son bir kaç sezon futbolun büyüklerine bela olan, hatta ülkemizi şampiyonlar liginde temsil etme hakkı kazanan ama sonrasında Avrupa’ da aradığını bulamayan, kötü giden sezona rağmen hala ‘bir büyük’ devirebileceğini cümle aleme göstermek isteyen Sivasspor ile puan kaybına tahammülü olmayan, dört önemli eksikle Sivas’a gelen Fenerbahçe arasındaki karşılaşma ‘bu gibi maçlarda iyi futbol beklemek haksızlık olur’ mevsimine denk gelmiyor olmalı ki seyredenlere zevk veren bir mücadele oldu.

İki takım oyunun başlarında kontrollü oynamayı tercih ederken ilk tehlike 20’ de Fenerbahçe’ den geldi: Alex’ in sağ kanattan ceza alanına gönderdiği topa hareketlenen Bilica’ nın vuruşunda, kaleci Akın meşin yuvarlağı kontrol etti.

Bu pozisyonun ardından her iki takım da sahanın futbol oynamaya müsait olduğunu farketmişcesine oynamaya başladı: 24’ te Vederson’ un penaltı noktasına çıkardığı topta Mehmet Topuz yan direğe, 26 ‘da önce Nabil Taider Volkan’ a, ardından dönen topu önünde bulan Elrio savunmaya takıldı.

30’ da cezaalanı içinde oluşan karambolde Semih iyi vurdu ama kaleci Akın son anda topu tokatlayarak kornere çeldi. Kullanılan korner atışında Sivasspor defansının hatalı pasını kontrol edip çizgiye inen Selçuk’ un kale alanı içerisine gönderdiği topa Semih vurdu: 0-1

Fenerbahçe yeniden kontrollü oyuna dönerken, 37’ de geçirdiği sakatlık sonrası sessiz sedasız futbolu bıraktığını düşündüğümüz Mehmet Yıldız ‘haftanın golü’ yle skora denge getirdi: 1-1

45’ te Uğur Boral’ın sol kanattan ceza alanına gönderdiği top sonrası oluşan karambolde son olarak top önünde kalan Alex, kaleci Akın’ ı çalımlamaya çalıştı ama kendini yerde buldu. Hakeme göre bunda bir anormallik yoktu. Uzatma dakikalarında Özer’in uzak mesafeden sert şutuna kaleci Akın iyi uzanınca maçın ilk yarısı 1-1 eşitlikle sona erdi.

İkinci yarıda perdeyi 49’ da uzaklardan kaleyi deneyen Elrio açtı ama golü bulan 55’ te Deniz’ in pasıyla defansın arkasına sızan Semih’ le Fenerbahçe oldu: 1-2

58’ de Fenerbahçe üçüncü golü bulabilirdi ama Semih’ in kale çizgisinden içeriye ortaladığı topta Mehmet Topuz altı pastan kaleyi bulamadı. O gol kaçmazdı, cezasını milliyetin internet sayfasına konu olarak ödedi.

63’te Alex’in sol kanattan kullandığı korner atışında Mehmet Topuz bu defa kaleyi buldu ama kafa vuruşu kaleci Akın’ da kaldı.

66 ve 70’ de Fenerbahçe, Uğur Boral’ ın ayağından benzer iki gol birden buldu. Sol kanattan ceza alanına giren Uğur, rakibi Abdurrahman’ı çalımladıktan sonra sağ ayağıyla düzgün vurdu: 1-4

Sivasspor oyun disiplinin uzaklaşmanın bedelini 84’ de Alex’ in pasıyla ceza alanının sağ çarpazında topla buluşan Gökhan Gönül’ ün ayağından bir gol daha yiyerek ödedi: 1-5

Uzatma dakikalarında Gökhan Ünal gol atmak yerine bir başka ‘kral’ a, Güiza’ ya selam gönderince Fenerbahçe formasını altındaki ilk golü atma firsatını kaçırmış oldu. Karşılaşma da Fenerbahçe’ nin 5-1 üstünlüğü ile sona erdi.

Bu mevsimde Sivas’ ta böyle bir oyunun ortaya çıkmasında futbolcular kadar alttan ısıtmalı zeminin etkisi de göz önünde bulundurulmalı. Darısı başta Şükrü Saraçoğlu olmak üzere diğer stadyumların başına.

SİVASSPOR: 1 – FENERBAHÇE: 5

Stat: 4 Eylül

Hakemler: Kuddusi Müftüoğlu, Selçuk Kaya, Alper Ulusoy

Sivasspor: Akın, Abdurrahman, Murat Sözgelmez, Lucian Aubey, Hayrettin Yerlikaya (82 Yasin Çakmak), Keita, İbrahim Dağaşan, Nabil Taider, Musa Aydın (68 Kamanan), Elrio, Mehmet Yıldız (76 İbrahim Şahin)

Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül (89 Önder), Deniz, Bilica, Vederson, Mehmet Topuz (82 Ali Bilgin), Selçuk Şahin, Özer, Uğur Boral, Alex, Semih (76 Gökhan Ünal)

Goller: Mehmet Yıldız(37) / Semih(30, 55), Uğur Boral(66, 70), Gökhan Gönül(84)

Sarı kart: Semih

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Transfer Şart mı?

Gönderen chemedya


Futbol taraftarlığı garip bir yere doğru gidiyor. Mutsuzluklar üzerine kurulu bir futbola bakışımız söz konusu. Birileri bizim için mutluluğun çıtasını koyuyor. Biz de o çıtaya ulaşamayınca mutsuz oluyoruz. Oysa mutluluk başkalarının bize bahşettiği birşey olmamalı.

Yukarıdaki satırlarım Fenerbahçe taraftarının ruh hali üzerine. Transfer yapmadı diye kulüpleri mutsuzlar. Oysa transfer yapmak, rakibinle rekabete girmek bu konuda eğlenceli ancak realist açıdan bakınca gereksiz geliyor bana. Fenerbahçe sezon başında 9 milyon Euro’ya Mehmet Topuz’u aldı. 4 milyon Euro’ya Özer’i aldı. Bu iki oyuncu Türk futbolunun son dönemlerde en parlak iki oyuncusu. Transfer döneminde alınacak bir kanat oyuncusu bu iki oyuncudan bir tanesini yedek kulübesine gönderecekti. Oysa ligin ilk yarısı boyunca toplam 150 dk bile oynamamış bir Uğur kenarda bekliyor zaten. Uğur Boral bugün Sivasspor önünde şans bulduysa ve 2 gol attıysa eğer bu yapılmayan transferden dolayı. Yani transferin yapılmaması negatif şeylere neden olmuyor. Bazen böyle pozitif şeylere de neden olabiliyor.

Ligin bitmesine 15 hafta var. Gelecek oyuncunun hazır olup olmadığı bir muamma olacak. Takıma uyumu, adaptasyonu derken 4-5 hafta geçecek. Geriye kalacak 10 hafta. Eğer bu 10 haftada eğer ki takıma uyum sağlamışsa belki faydalı olabilecek o oyuncu. Uyum sağlamamışsa olmayacak. Fenerbahçe transfer konusunda riske girmemeyi seçti. Bence doğru olanı yaptı. Quaresma’nın peşinde koştular uzun zaman. Quaresma transferi olsaydı eğer buna kimse birşey diyemezdi. Dünya çapında bir oyuncu. Bu transfer muhtemelen önümüzdeki 24 saat içinde gerçekleşmeyecek. Ancak Quaresma dışında ismi geçen isimler bana göre zaten Fenerbahçe’ye fayda sağlayacak isimler değildi.

Fenerbahçe taraftarı transfer olmadığı için mutsuz olmamalı. Medyanın yazdığı isimlerle beklentileri her ne kadar yükselmiş olsa da yıldızlardan oluşan bir sirk takımı olmaktansa iyi bir takım olmasını yeğlemeliler Fenerbahçe’nin. Çünkü Daum gerçekten de çok iyi bir teknik adam ve Fenerbahçe’yi çok iyi bir form duruma getirmiş durumda. Umarım bu sezon sadece futbolu konuşuruz. Sadece iyi futbolun konuşulduğu bir lig olur. Kimse haksızlığa uğradığını düşünmez…Dışarıdan manüpülasyon çabaları olmaz.

Etiketler: , ,

LİDERİZ !!! Fenerbahçe – İBB 3-1 (Maç Bilgileri : Kadrolar,resimler,istatistikler)

Gönderen fener voleybol



Aroma Erkekler Voleybol Birinci Ligi’nde Fenerbahçemiz İstanbul Büyükşehir Belediyespor’u 3-1 yendi. Bu sonuçla Takımımız ligde 40 puana ulaşırken, liderliği de averajla, rakibi İstanbul Büyükşehir Belediyespor’dan almayı başardı. İlk seti 25-18 kazanan Fenerbahçe, 1-0 öne geçti. İkinci seti 21-25 kazanan Belediye, skora denge getirdi; 1-1. Daha sonraki setleri 25-19 ve 28-26 kazanan Fenerbahçemiz maçtan 3-1 galip ayrıldı.

FENERBAHÇE: 3 - İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR: 1

Salon: TVF 50 Yıl

Hakemler: Ümit Sokullu xxx, Suat Carlı xxx

Fenerbahçe: Coskovic xxx, Özkan xxx, Gardner xx, Divis xxx, Emre xxx, Arslan xxx (Serkan xx, Cem x)

İstanbul Büyükşehir Belediyespor: Trommel xx, Erhan xx, Hakan Akışık x, Touzinsky xxx, Millar xx, Ulaş xx (Barış xx, Stoykov xx, Volkan x, Hakan Fertelli x, Yankı x)

Setler: 25-18, 21-25, 25-19, 28-26
Süre: 106 Dakika (21, 27, 26, 32)

Bu sonuçla sarı-lacivertliler ligde 40 puana ulaşırken, liderliği de averajla rakibi İstanbul Büyükşehir Belediyespor’dan almayı başardı. 

16.HAFTA
SOGMAYAvP
1Fenerbahçe1613344182.44440.0
2İstanbul B. B.1613344192.31640.0
3Ziraat Bankası1612441182.27836.0
4Arkas1512337191.94733.0
5Galatasaray169735311.12927.0
6Halkbank168832301.06726.0
7SGK168826320.81320.0
8Maliye Milli Piyango167928350.80019.0
9Beşiktaş156926310.83917.0
10Bozkurt Bld.1541120360.55613.0
11Diltaş Eğt. Kurumu1521322400.55011.0
12Belediye Plevne160162480.0420.0

 

http://img704.imageshack.us/img704/7817/ibbi.jpg
 http://img208.imageshack.us/img208/7883/ibb2.jpg
http://img208.imageshack.us/img208/9508/ibb.jpg 
http://img688.imageshack.us/img688/7883/ibb2.jpg
Etiketler: , , ,

Karizma..!!

Gönderen tamchee

Bu akşam Milano’da oynan maçta Ambrossini’nin 44′deki golüne 53′üncü dakikada Lucarelli ile cevap veren Livorno’nun hocası Serse Cosmi..!!
Böyle hocası olsun takım 2′inci ligde olsun..!!
:D :D
Etiketler:

Fenerbahçe TV’nin Ayıbı

Gönderen papazincayiri

fb tv

Sivas maçından sonra biraz yağmurda yürüdükten sonra erkek voleybol takımının 17:30′daki İstanbul B.B.maçını seyretmek üzere eve döndüm. 17:28′de FB TV yi açınca maç sonrası röpörtajları hâlâ devam ediyordu herhalde birazdan toparlarlar derken 17:32′de falan takımın otobüsü gittiği için röpörtajları kestiler bir zahmet ve stüdyoya döndüler. Şaşkınlık içerisinde internetten voleybol maçının saatini kontrol ettim 17:30 yazıyordu ve voleybol maçını vereceğini bir haftadır duyuran Fenerbahçe Televizyonu Sivas maçı sonrası yayınına voleybol maçı yokmuş gibi devam ediyordu. Stüdyoda İlker’le bizim parlak yüzlü spikerimiz Yasir, Sivas maçını konuşmaya devam ettiler. Voleybol maçı başladıktan 40 dakika sonra maçta 2.set bitmek üzereyken yayına nihayet girebildiler. Şimdi pat diye 3. setten verirsek canlı canlı ayıp olur diye düşünmüş olmalılar ki maç sanki yeni başlıyormuş gibi birinci setten itibaren vermeye başladılar.

Sivas maçının oynanacağı saat bir hafta önceden belli, voleybol maçının saati bir hafta önceden belli buna rağmen saçma sapan bir maç sonu programı için Voleybol Ligi’nin en önemli maçını vermemek nasıl açıklanabilir? Spor kulübü olmak bu mudur? Fenerbahçe TV geçen yıl Galatasaray-Fenerbahçe maçının aptalca canlı anlatımını verdiği için aynı saatte başlayan Play-off yarı final son maçı olan Arkas-Fenerbahçe maçını da vermemeyi tercih etmişti. Nedir bu voleybolcuların günahı arkadaş? TRT Meclis TV yüzünden voleybol maçını keser, FB TV futbol maçı sonrası aptalca bir geyik için güzelim maçın ırzına geçer, futbolunuz kadar taş düşsün başınıza ne diyeyim.

FB TV zaten Komünist Parti yayın organı gibi çalışıyor; amatör branştaki maçların haber bültenlerinde anons edilmesine bir dikkat etmenizi öneririm. Maçın sonucunu verdikten sonra ilk söyledikleri şey maçı şu şu yöneticilerimiz de izledi. Bize ne maçı kimin izlediğinden sen voleybol maçının setlerinin sonucunu vermeden, maça dair hiç bir şey söylemeden maçı kimin izlediğini dünyanın en önemli olayıymış gibi verirsen Politbüro üyelerinin o gün nerde olduklarını tek tek sıralayan bir protokol haberciliği dışında bir şey yapmıyorsun demektir. Futbol takımı bu kulübün en önemli, en göz önünde branşı olabilir Fenerbahçe bir spor kulübüyse ve Fenerbahçe TV de Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bir organıysa bu televizyonun aptalca bir maç sonu programını voleybol takımının en önemli maçına tercih etmesi ayıptır.

Gecikmeli izlediğimiz maç sonunda İBB’yi 3-1 yenip liderliğe yükseldik bu arada. Erkek basketbol takımı dışında bütün branşlarda şu anda lider durumdayız. Erkek voleybol takımında her sene bir yabancının bizi kanser etme durumu da istikrarla devam ediyor. Geçen sene sağı solu belli olmayan Billings’in yerini bu sene Divis aldı. Üç sene önce de Kübalı ete süte bulaşmayan bir orta oyuncumuz vardı Hernadez’di galiba ismi.Divis Belediye maçında da bazen saçma sapan hatalar yapıp bazen de çok ilginç sayılar aldı. Gardner ve Coskoviç bu aralar gayet formdalar. Takımdaki Türk oyuncuların takımı sahiplenmesi çok önemli ve Aslan bu işi yine layıkıyla yapıyor. Geçen sene final serisinde sakatlanmasa şampiyonluğu kaptırmayacaktık inşallah bu sene sakatsız belasız finali yine Belediye ile oynayıp geçen yılın rövanşını alırız. Hem bayan hem erkeklerde voleybolda bir çifte şampiyonluk yaşarsak Fenerbahçe Televizyonu da o gün sizlerin hakkını verir umarım.

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Denizlispor 1-2 Galatasaray

Gönderen tardini bufe


Maçın başlamasıyla birlikte geçtiğimiz haftadan güvenli futbolun abartılısını sahaya koymaktan çekinmediğini gördüğümüz Hakan Kutlu’nun takımına karşı Galatasaray’ın topa hakim bir şekilde rakip sahada oynamaya çalışmasını yadırgayan bir insanın olduğunu sanmıyorum.. Maça tamamen kendi kalesinin önünde başlayan Denizlispor’a karşı fazla bir şey yapmadan oyunu kenarlara yayan, hatta soldaki Caner – Arda ikilisine rağmen sağ taraftaki Uğur ve Barış ikilisini daha çok kullanmaya çalışan bir başlangıç gördük.. Arda yine mümkün olduğu kadar içe kaçıp ikincil bir misyonla Caner’in önünü açmaya çalışır vaziyetteyken sağdan kesilen bir topa vurduğu kafa ve attığı güzel gol bir açık/forvetin nasıl oynaması gerektiği ve hangi görevlere sahip olduğu konusunda bir derstir.. Kewell’ın da Galatasaray’ın ilk yarıda istatistik anlamda kurtarıcısı olmasının altında yatan gerçektir.. Büyük oyun hakimiyetinden çıkmayan gol pozisyonları yaklaşık 1.5 senedir Galatasaray klasiği.. Düzelmesi için aynı futbol beynine ve kadroya uzun bir zaman verilmesi gerekliliği de burada çokça geçen futbol normlarından biri.. Bence tabii..

İlk 30 dakika Denizlispor yarı sahasındaki kör dövüşü, sağ açık organizasyonları ve Denizli defansı arkasına kaçırılmaya çalışılan Jo üzerinden gerçekleşti.. 30′dan sonraki ilk yarının son 15 dakikasına ise kimse hiçbir anlam veremedi.. Braga ve Berberovic’e yardım eden Güray Vural ve Angelov ikilisiyle Galatasaray merkezini geri itmeye çalışıp defans üzerine baskı kurmaya başlayan Denizlispor’un Galatasaray’ın iç tarafında fazla kademeye rastlamadan rahat bir şekilde sahayı boylamasına kat etmeye başladığına şahit olduk.. İlk yarım saati rakip kalede oynayan takım son 10-15 dakikada o dönemde yapamadığı baskıyı kalesinde gördü, çok daha ciddi tehlikeleri kalesinde yaşadı.. Giovani transferinin altında yatan ve sistem endişeleri yaratan pozisyon değişimlerinin sıkıntı yaratabileceğinin ilk kanıtlarından biridir bu maçın 30-60 arası.. Sadece Elano’nun içte dağılması değil, forvet arkasında oynayan Emre Çolak’ın da savunmayla hiç işi olmaması ve Denizlispor’un sert oyunu karşısında tamamen erimesi Galatasaray merkezindeki Sarp ve Elano’yu tamamen rakip oyuncularla karşı karşıya bıraktı.. Bu ortamda Elano’nun defolar iyice ortaya çıktı ve Sarp’ın üzerine tamamıyla binen yük Denizlispor’un yarım saatlik bütün etkinliğine rağmen büyük yüreği maçın yıldızlarından biri konumuna getirdi.. Şubat 2009′da Skibbe’yle Denizli deplasmanında kolay bir galibiyet almıştı takım ve o maçta da Douglas Braga en beğendiğim oyunculardan biriydi yanındaki Berberovic’le beraber.. Aslında yetenekleri sınırlı olan ve tamamıyla fizik-kondüsyonuyla etkili olan bir oyuncu fakat Galatasaray merkezindeki dirençsizlikle bugün oyunundaki vasat yumuşaklığı da sahaya fazlasıyla yansıttı.. İkinci yarıda Denizli’nin golünde Braga’nın driplingine arkasında 25 metre koşarak eskortluk yapan Elano ve kesilen topta kademeye Engin’i sızdıran Uğur birincil sorumlulardır.. Önce Çolak çıktı ve yerini Giovani’ye bıraktı, daha sonra Rijkaard Elano’ya daha fazla dayanamadı ve buraya eklenen Ayhan Akman tecrübesi ve pozisyon bilgisi Denizlispor’un etkinliğini bitiren faktör olarak maçın tahtasına yazıldı..

Galatasaray’ın 1-1′e Jo’yla verdiği cevap maçın kilididir.. Cevap hemen gelmese dirençli Denizli kademesinde işler zorlaşabilirdi.. Jo’nun Denizli’nin ilk yarıda kontrolü biraz elden bırakmasıyla bulduğu pozisyondaki bilek hareketleri efsane, vuruşu kendisinin normali.. Çok klas gol vuruşuyla Türkiye’de karşılanan Jo’nun bitiricilik ortalaması bu vuruşa yakınsar ama bunun fazla önemi yoktur, forvette önemli olan pozisyona girebilme yeteneğidir.. Attığı goldeki pozisyonda da ikinci şansı bulmasa Galatasaray’ın golü gecikebilirdi.. Giovani’nin gole kısmi yetenek ve hız katkısı güzeldi ama heyecanını biraz daha törpülemesi gerekiyor.. Tabii Arda Turan’ın da oyuncunun topla ilk kat etme çabasında ellerini açıp niye vermedin jestlerinde bulunmaması.. Giovani de buna Galatasaray içlerine ve Arda’ya iki pozisyonda burdayım, yollayın şu topu hareketi yaparak karşılık verdi.. İlk maç uyumsuzluğu diyerek üzerinde durmamak mantıklı olur ama bence bir uyarı gerekir ilk maç sonrasında..

Maçın en güzel hadiselerinden biri Barış’ın sağ açıkta Galatasaray hücumuna ve defansına kattıklarıdır.. Özellikle onun bir kenarda olduğu maçta Galatasaray merkezinin verdiği açıklar ise ekstra olumsuz özellik gösterir zira buradan Barış’ın çıkması ve Keita’nın girişi genel takım savunmasında bir düşüklük olarak elbet geri dönecektir takıma.. Barış Özbek ilk yarının sonunda Elano’nun yanındaki performansı ve iki maçtır sağ açıkta takıma kattıklarıyla benim hala Sarp’ın önünde Elano’nun yanına yazdığım ve orada oynaması gerektiğine inandığım bir oyuncudur ama Giovani Dos Santos transferi bu opsiyonu en azından bir süreliğine ortadan kaldırmıştır.. Benim futbol kafam gidişatın eninde sonunda o noktaya yaklaşacağıdır fakat böyle olması durumunda bile o ara dönemin fazla puan kaybı yapılmadan geçilmesi şarttır.. Rijkaard’ın kafasındaki düşünceye elbette zaman vereceğiz.. Çokluk açısından bir sorun yok fakat nitelik eksikliği ciddi rakipler karşısında bu takımı çok zorlayacak gibi görünüyor..

Galatasaray’ın fikstür dezavantajı böyle maçlarda puan kaybı yapılmamasını zorunlu kılıyor.. Kötü oyuna rağmen gelen 3 puan bu anlamda güzel.. Sabri ve Balta’nın bir an önce beklere dönmesi, Sarp’ın kısıtlı yeteneklerle bu formunu devam ettirmesi zor zamanlarda ve yeni düzene alışma sürecinde elzemdir.. Arda Turan ise bir gol ve son dakikalarda iki adamı dumur eden muazzam çalımıyla beni kandıramamıştır.. Daha nitelikli ve etkili bir oyun beklemeye devam ediyoruz 10′dan..

Etiket Yok.

Sivasspor 1 Fenerbahçe 5

Gönderen ariel ortega

Telefona gelen ilk mesaj; dakika 30, gol Semih. Fenerbahçe deplasmanda 1-0 önde. “Heyt be, Genç Semih yazmış yine” diye gaza gelecekken, derste olduğunu hatırlama, kendine gelme.

Telefona gelen 2.mesaj; dakika 37, gol Mehmet Yıldız. Şimdi skor 1-1. “Ulan, zaten sakatlıktan yeni çıkan adamın Fenerbahçe’ye gol atmamasına şaşmalı esas, buna değil” şeklinde yorumlar…

İlk yarı böyle biter.

İkinci yarı başlar. Dakika 50′yi gösterirken, Genç Semih yine yazmıştır. Telefona gelen 3. gol mesajında yine, “Genç Semih yazmış, hey yavrum hey” diye içinden sevinilir.

Dakika tahminen 65 falandır. Dersten çıkılır. En yakın kafede maçı izlemeyi planlama. O esnada bir gol olmuş tabii, ama telefona mesaj gelmemiş. Kafeye gelinir. İçeri girilir, insanların yüzlerindeki tebessümü görünce şaşkınlık geçirilir. Fenerbahçe deplasmanda oynuyordur, nasıl oluyor da bu insanlar gülebiliyor acaba? diye sorgulanır. Sonra ekrana bakılır ve skorun 3-1 olduğu görülür.

Hemen bir masaya yanaşılır ve boş olan bir sandalyaye oturulur. “Abi, nasıl maç?” diye en klişesinden sorulur. “Fener döktürüyor” cevabını alınca yine şaşkınlık yaşanır. “Hadi yav” tepkisiyle tekrar ekrana dönülür. Tam o sırada Uğur Boral sol kanattan kaptırmıştır, kıvrak bilek hareketleriyle rakibini ekarte ederek içeri dalar ve çok nadir kullandığı sağ ayağıyla topu filere gönderir. Skor şimdi 4-1… Golün ardından yanımdaki abi bana dönerek, “Az önceki golün aynısı” der. Tam da Uğur nasıl attı bu golü yahu? diye kendi kendime düşüncelere dalacakken, söylenene göre birkaç dakika evvel yine buna benzer bir gol atmıştır.

Dakikalar ilerler, Sivasspor’un sahada futbol adına hiçbir şey yapmadığı görülür. Ne takım savunması ne de hücum organizasyonu… “Böyle bir rakibe karşı olsa da deplasmanda 4 gol atmaya sevinmeyelim mi yeğenim?”,der gibi bakar yanımdaki abi. Haklıdır tabii. Rakibin durumu ne olursa olsun, Süper Ligde deplasmanda 4 gol atmak güzel bir olaydır. Tabii bu arada, izleyemediğimiz dakikalarda kaçan bir sürü gol pozisyonun da haberini alırız sonra.


Onca eksiğe rağmen, e tabii az önce zikrettiğimiz rakibin eskisine nazaran zayıflamış yapısının da etkisiyle, Fenerbahçe’nin yedekten gelen oyuncularının sahada pek sırıtmadığını, hatta gayet iyi oldukları düşünülür.

Daha sonra Gökhan Gönül golünü atar ve amiyane tabirle perdeyi kapatır. Golde şu fark edilir tabii, Gökhan topa vurmadan önce rakip ceza sahasında Fenerbahçe’den Gökhan da dahil olmak üzere 6 oyuncu vardır. Deplasmandaki maçın sonlarında bir şekilde gol atma arzusunda olan, zorlayan Fenerbahçe’yi görmek (tekrar etmek gerekirse zayıf Sivasspor’a karşı olsa bile) sevindiricidir. Belki iki hafta sonra yine bu yapılmayacak olsa dahi, bugün buna sevinilmelidir. Çok güzel hareketler bunlar demelidir (20 dakika falan izlemişsin maçı alt tarafı, ne bu kadar yorum deme sevgili okur, 20 dakika bile yeterliydi güzel şeyleri görmek için).

Maç biter. Eve gelinir. Güntekin Onay ve Rıdvan Dilmen’in de maça dair aynı şeyleri söylediği görülür. Hatta burada daha önce yazdığımızda yanlış anlaşılan bazı şeyleri bu ikilinin ısrarla söylediği görülünce tebessüm edilir. Onların ne olduğunun detayına bu sevimli yazıda girmeyeceğim ama… Sadece Semih ve Selçuk diyeyim, siz anlayın.

Son olarak maçın adamının Uğur Boral olduğunu iddia etsek abartmış olmayız herhalde. Sivasspor da böyle devam ederse Denizlispor’un yanına demir atma konusunda gönüllü takımlar listesinde iddialı olur gibi geliyor bana (yoksa şüphen mi var?).

Etiketler:

Klasik Başlangıç ! 2 – 1

Gönderen bigginsreds

Postun başlığı gibi “çok klasik bir başlangıç” oldu. Bizim zaten bir yarış içerisinde cefa çekmeden gün yüzü görmemiz gibi bir durum söz konusu olamaz. Özellikle son 2 yıldaki son dakika sonuçlarıyla bu tescillenmişti. Play-off’ların ilk haftasını bay geçtikten sonra ilk maçımız Güngören deplasmanıydı. 20 otobüse yakın taraftar, artı özel araçlarlarla gidenlerle birlikte 1500 civarı sarı-kırmızı aşığı varmış tribünde. -mış diyorum çünkü bunları ancak oradaki arkadaşlardan öğreniyoruz. Çok sağlam bir deplasman tribünü Güngören’deki yerlerini alırlarken ev sahibi takımın taraftarları tarafından iyi ağırlandıklarıda söyleniyor. Maç öncesi ve sonrası bizim çocuklara gösterdikleri misafirperverlik için bir teşekkür edelim kendilerine..

Okuduklarım ve duyduklarım kadarıyla takımın ilk haftaki performansı beğenilmemiş. Özellikle yeni taransferler hakkında söylenenler olumsuz. Gerçi ilk haftalardaki uyum döneminin atlatılmasından sonraki yorumların daha sağlıklı olacağını düşünüyorum ben. Klasik bir Göztepe portresi; adamı verem etmeden hiç bir başarının gelmeyeceğini çok iyi öğrendik.. Play-off’lardaki performansımız sonucu artık buralardan kurtulmak zorundayız. Bunu tüm futbolcular ve teknik heyet bildiğine göre, çok fazla karamsarlığa kapılmadan rotamızı önümüzdeki pazar oynanacak İskenderunspor maçına çevirelim. Alsancak Stadında alıncak bir 3 puanla, bozulan morellerin yerine gelmesiyle bu yarış içinde var olduğumuz gerçeğini gün yüzüne çıkarma vakti. Herkes maç öncesi Albatros’a!

Grupraki diğer maçların sonuçları:
İskenderun D.Ç. 3 – 0 Çorumspor
Şanlıurfaspor 2 – 2 Akhisar Bld.
Türk Telekom 5 - 0 Etimesgut Şeker

Etiket Yok.

Takım gibi

Gönderen cizgisiz defter


rakibin kötülüğü ve/veya zayıflığı bir yana, “takım” için çok kritik bir galibiyet oldu.
Artık iyice farkındalar ki bence, onlar bir “takım”…

Ayrıca gurbet ellerdeki bu ilk canlı maçta yaşanan keyif için de teşekkür ederiz…

Sivasspor 1-5 Fenerbahçe

Etiket Yok.