Merhaba, FenerTribun.Com Fenerbahçe Taraftar sitesine hoş geldin. Fener Tribun'de Fenerbahçe ile ilgili haberlere ulaşabilir ayrıca Fener Tribun'e kayıt olduktan sonra değerli fikirlerinizi CHAT bölümünde de paylaşabilirsiniz.

FENERBAHÇE – Kasımpaşa 1-3

Gönderen Takipci

Fenerbahçe yine kaybetti. İşler hiç de iyi gitmiyor. Önce maçın kısa değerlendirmesini yapalım sonra da daha genel analizi.

Maça Kasımpaşa Volkan’ın bayram ikramıyla başladı. Daha ilk dakika dolmadan auta giden topu tutup Gökhan’ın önüne bırakıverdi ve maç 1-0 başladı. İçimizden neyse golü erken yemeleri iyi oldu maçı çevirecek bolca zaman var dedik. Nitekim 5. Dk da Güiza kötü bir vuruşla golü attı. Hah asıl maç şimdi başlıyor dedik. Dedik de futbolcular noel tatiliyle bayram tatilini birleştirmiş, hatta bunu Ankaraspor boş haftası ve milli maç arası boşluğa da ekleyerek adeta 2-3 aylık tatile çıkmış gibiydiler.
İşin kötü tarafı bu olay yazın olsa hiç olmazsa plajda yüzer, sevgilileriyle kumlarda oynaşır biraz daha formda kalırlardı. Şimdi ise başta Kazım-Santos olmak üzere, Carlos, Güiza gibi adamlar gece hayatına fena dalmış. Söylentiler bolca içki ve sigara tüketildiği yönünde. Hele Kazım’ın 3-1 lik maç akşamı sevgilisiyle ve Santos’larla alemlere akması ve gece uykusuz kaldıktan sonra sabah idmana yetişeyim derken kaza yapması affedilir gibi değil. Neyse ki hafif atlattı. Biz yine de geçmiş olsun diyelim ve bundan ders almasını ümit edelim.

Kasımpaşa maçında Daum, söylediğine göre oyunculardan gelen talep üzerine Semih-Güiza çift forvetiyle sahaya çıktı. Aslında takım biraz diri olsa iç sahada yapılmayacak iş değil. Ama takımda diri, ayakta kalan tek kişi olmaz mı? Maçı izlerken oyuncuların ayakta duracak hali olmayan görüntüsü Dedeli günlerden bir yaprak gibiydi. Maçın belki de yanlış yerde oynatıldığı halde tek didinen adamı Mehmet de ilk yarı sonunda kenara alınınca ikinci yarı film tam koptu. Orta sahayı ele geçiren Kasımpaşa, 2 li 3 lü yardımlaşmalı ayağa paslarla öyle hücumlar yaptı ki maç 5-6 olsa olurdu. Emre’ye sallayanlar sanırım o yokken oynanan 2 maçta 6 gol yenilip bir o kadar da pozisyon verilmesini görünce insafa gelmiştir.

Bu maçın taktiği tekniği hep boş şeyler. Takımda herkes döküldüğü için kimse 1-2 günah keçisi aramasın. Futbolcuların hepsi suçlu, çünkü hiç biri iyi durumda değil. Daum kötü çünkü futbolcuların bu durumunda onun da payı var. Koch suçlu. Demek ki takımın kondisyonu iyi değil. Gerekli yüklemeyi yapmıyor. Yönetim ve Aykut Kocaman suçlu çünkü bu takım haftalardır göz göre göre düşüyor kimse dur demiyor. Seyirci suçlu çünkü sahaya 3-4 bardak atıp seyircisiz oynamaya mahkum ettiren onlar. Yani masum değiliz hiç birimiz.

Vee elbette hakemler de suçlu. Nasıl mı? BJK maçında 0-0 iken verilmeyen net penaltı maçın kaderini çizmişti. Ayrıca Fırat Aydınus Kazım’ın resmen tekme ve yumruk yemesine göz yummuş sinirlenmesine ve kart görmesine giden yolu açmıştı.
Bu maçta da Kasımpaşa ne kadar iyi oynarsa oynasın 3. Gol açık bir ofsayt. O gol olmasa maçın son anlarında Kasımpaşa daha da zor durumlarda kalacak ve daha önceki maçlarda yaptığı gibi maçı bile verecek duruma gelebilecekti. Buna rağmen uzatmalarda Semih resmen belinden çekilerek indirildi. Penaltı ve kırmızı kart gerekiyordu ama o da yok. Yani bu kadar olumsuz faktöre, Kasımpaşa’nın iyi oyunu Fenerbahçe’nin dökülen görüntüsüne rağmen hakemler maçın skorunu 2-2- olacakken 3-1 e getirdi. Hatta Fenerbahçe’nin ofsayt diye kesilen %100 gollük pozisyonu ile maçı 3-2 Fenerbahçe alıyordu.
Bakıyorum bazıları diyor ki Fenerbahçeliler mazeret aramasın, Kasımpaşa hak etti. Futbolda hak etmek diye bir şey yoktur. Öyle olsa BJK Trabzon’da puan alamazdı. Ama ne hikmetse Fenerbahçe aleyhine dönen dolaplar aynen devam ediyor. Ofsayttan yedirilen goller, verilmeyen penaltılar. Böylece BJK çok kötü oynadığı maçları bile şansla da olsa aleyhinde hakem hatası olmadığı için kazanırken Fenerbahçe kaybediyor.
Anlaşılmayan nokta ise yönetimin buna ses çıkarmaması. Fenerbahçe aleyhine cart diye olmayan penaltılar çalınıyor, ofsayt goller yedirilip pozisyonlar ofsayt diye kesiliyor, hak edilen penaltılar verilmiyor. Hani at yarışlarında handikap diye bir şey vardır. Bazı atlar çok daha kaliteli ise diğerleriyle daha çekişmeli rekabet olsun diye o atlara daha çok ağırlık yüklenir. Böylece performansta bir denge sağlanır. Turkcell Super ligi at yarışlarına çevirdiler Fenerbahçe arayı açıyor diye ha bire handikap. Ama yeter artık. Biz kendi formsuz oyuncumuzu forma kendimiz sokarız. Onlar adaletli yönetsin yeter. Öyle olsa aradaki fark zaten daha açık olurdu.

Bu alıştığımız hakem oyunlarını bir taraf koyarsak takımın acilen kendisini toplaması lazım. Ben yönetimin yerinde olsam kalan maçlar kazanılmazsa noel tatiline falan yollamam kimseyi. Ayrıca sürekli gidiyorum gitmek istiyorum diyen Carlos’a bir an önce teşekkür edilmeli ve yeni takımında başarılar dilenmeli. Vederson o kadar formdayken boşuna yedek kalıyor. Santos İstiklal Caddesinde alemlere akıyor ama Uğur Boral oynatılmıyor. Güiza da gidecekse gitsin kalacaksa kalsın. Öyle tripler yapmasın.
Ayrıca büyük saygı duyduğumuz ve sevdiğimiz, profesyonelliğinden de şüphemizin olmadığı Alex formsuzsa oynatmayın kardeşim. Kenarda dursun gerekirse sonradan girsin. Bu takımda Deniz, Selçuk, Uğur, Vederson, Özer gibi adamlar da var. Özer dışındaki saydıklarımız şampiyonlar liginde çeyrek final oynatanlar üstelik. Bu takım Ali Bilgin sağ bek Gökhan Gönül stoper oynayarak deplasmanda Beşiktaş’ı yenen takım. Şimdi durumuna bakın.
Oyuncular da Daum da hakemler de herkes ayağını denk alsın. Söz konusu Fenerbahçe kulübü, boru değil. Bir öksürürse hepiniz altında kalırsınız.

free online dictionary page

free online dictionary
Etiketler: , , , , , , ,

Benzer Konular

El Almaz

Gönderen Okechukwu

Galatasaray 1:3 Fenerbahçe ( Erkek Voleybol)

Fenerbahçe 1:0 Galatasaray ( A2 Ligi)

Galatasaray 0:3 Fenerbahçe Acıbadem (Bayan Voleybol)

Fenerbahçe 3:1 Galatasaray (Erkek Futbol)

Galatasaray CC 0:20 Fenerbahçe Ülker [(Erkek Basketbol), (Hükmen)]

Galatasaray 77:84 Fenerbahçe (Bayan Basketbol)

Etiket yok.

Benzer Konular

Galatasaray 77 – 84 Fenerbahçe | Penny!

Gönderen steven_stiffler

Fenerbahçe'nin maçı kazanmak için Galatasaray'dan en az 2 tane fazla sebebi vardı.Birincisi; Zafer Kalaycıoğlu faktörü.Geçen yıl takımı satışa getiren,kendisini Türkiye'nin en iyi koçu zanneden,bir nevi hain Zafer Kalaycıoğlu'na sağlam bir ders vermek gerekiyordu.Üstelik kendi seyircisi önünde ders vermek olayın anlamını ve zevkini arttıracaktı.İkinci sebep ise namağlubiyet.Yenilgisiz Fenerbahçe'nin bileğini bükecek pek takım yok ligde.Galatasaray,Beşiktaş gibi ezeli rakiplerimize yenilmedikçe pek maç kaybedeceğimizi sanmıyorum.Diğer mağlubiyetler fazlasıyla sürpriz olur.Maça Nevlin'in sayılarıyla başladık.Galatasaray Yasemin ve Douglas ile yanıt verdi.Dengede geçen periyod 22-20 üstünlüğümüzle sona erdi.İlk çeyreği Galatasaray tek faul ile bitirdi yanlış hatırlamıyorsam.İkinci çeyrekte Galatasaray daha sert bir savunma anlayışıyla oynamaya başladı.Penny Taylor'ın sayılarıyla oyunu dengede tutmaya çalıştık ve 17-15 lik üstünlük sağladık.Üçüncü çeyrek ise oyunun geri kalanından bambaşka bir şekildeydi.Galatasaray sağlam savunmasının yanı sıra hücumdaki etkinliğini de arttırınca 26-15lik bir üstünlük sağladı bu çeyrekte.Yine Taylor'ın sayılarıyla oyunu dengede tutmaya çalıştık lakin Galatasaray son bölümlerde iyi bir performans ortaya koydu.İlk 2 çeyrekte 35 sayı atabilen Galatasaray,üçüncü çeyrekte 26 sayı birden atmayı başardı.Yumuşak savunmamızın payı da çok büyüktü bunda tabi.Hücumda da sadece Penny'nin ellerine baktık diyebilirim.Son çeyreğe 61-54 geride girmemiz büyük dezavantajdı.Bir el lazımdı Fenerbahçe'ye,maçı kazandıracak bir el.İşte o elin Penny Taylor olduğu aslında çok da netti.Sadece biraz daha destek alması gerekiyordu hücumda.O destek Powell ve Esmeral'den geldi işte.Nevriye ve Nevin'in katkısı da tartışılmaz fakat onlar maç genelinde de iyi performans sergilediler zaten.Powell'ın kritik üçlükleri de görülmeye değerdi.Savunmayı da sağlamlaştırdık bu çeyrekte.Maç boyu yaptığımız en iyi savunmayı yapmamıza rağmen zaman zaman Young'u çok unuttuk.Young da sayılarıyla Galatasaray'ı ayakta tutmaya çalışan isim oldu.30 sayı ile en iyi periyot performansımızı gösterdik ve geriden gelip maçı kazanmayı bildik.Zafer Kalaycıoğlu'nun son çırpınışlarını izlemek zevkliydi.

Penny Taylor maça damgasını vuran isimdi.25 sayıyı görünce maç sonunda az geldi gözüme.Sanki bütün sayılarımızı o atmış gibi düşündüm.Müthiş bir performans sergiledi gerçekten.Marie Ferdinand ve Cappie Pondexter'dan sonra böyle bir oyuncuyu bulamamıştık.Geçen sene alınan Katie Smith bu yükü pek kaldıramamıştı.Ya da beklentilerin altında bir performans sergilediği için bana öyle geliyor.Penny Taylor büyük basketbolcu.Nevin de çok iyiydi.Nevriye ise hastalığına rağmen çok iyiydi.Ajavon'un diğer Gs maçlarındaki performansını aradım.Pek süre alamadı ama oyundayken de pek etkili görünmedi.Galatasaray'da Douglas ve Young'ı beğendim.Zaten skorun yükünü çeken oyuncular ikisiydi.
Etiketler: ,

Benzer Konular

Barcelona 1-0 Real Madrid #2

Gönderen Di Massimo Talento




Etiketler: , ,

Benzer Konular

1 Yıl…

Gönderen steven_stiffler

Blogger dosyasını açalı birkaç yıl,bu blogu açalı ise tam 1 yıl oldu bugün.30 Kasım 2008'de,2-1 yendiğimiz Beşiktaş maçı öncesi girişi yapmışım.Üzerinden tam 1 yıl geçti.Geçen gün Ortega'nın 3.yıl konusunu görünce aklıma geldi ilk ne zaman yazmışım diye bakmak.Neyse ki Ortega sayesinde kaçırmadım yıldönümünü :) Blogu açma amacım sadece gönlümden geçenleri ve kişisel fikirlerimi yazmaktı.Bugüne kadar 476 konu gireceğimi de ummazdım.Fenerbahçeliyim ve Fenerbahçe tarafından bakarak yazıyorum.Kimi zaman o çok eleştirilen Antu stilinde yazıyorum.Okunması tabi ki hoşuma gidiyor ama okunmasa da bu şekilde yazmaya devam ederdim. :) Şimdi Galatasaray-Fenerbahçe bayan basketbol maçı için tv karşısına geçiyorum.Dileğim bu yazıdan sonra da o galibiyet hakkında birşeyler karalamak...

Okuyan,takip eden,seven sayan herkese selamlar...Herkese teşekkürler...

(Ulan ne resim koyacağıma da karar veremedim.Neyse S.W.Scott iyidir iyi...) Etiketler:

Benzer Konular

Lazio 0 – 0 Bologna

Gönderen steven_stiffler

11 mi oldu 12 mi ? Saymaktan vazgeçtim artık...Lazio ilk 2 hafta kazandı,ondan sonrası boşa geçen haftalardan ibaret.Haftaya Roma maçı var.Dün çıkacak bir galibiyet takımın moralini tavan yaptırabilirdi.Aslında Ballardini bir inattan vazgeçerek geçen hafta doğru bir adım atmıştı.Stendardo hamlesiyle her maç gol yeme sorununa bir son vermişti.İşin kolayı buydu aslında Ballardini için.İşin kolayını geç uyguladı.Hazır kolayı bulmuşken dün de değerlendirdi.Stendardo yine oynadı.Savunma yine üçlü kuruldu.Lazio gol yemedi,pek pozisyon da vermedi.Stendardo'yu da öylesine severim işte.Takımın gol yememesinin sebebi olarak gösterebilecek kadar severim.Çok pozisyon buldu Lazio.En azından araya 1 tane gol sıkıştıracak kadar pozisyon buldu.Beceriksizlik,şans faktörleriyle atılamayan bir gol ile 2 puanı bıraktı Lazio.Maç bitiminden yuhalama sesleri yükseldi Olimpico'dan.Kameralar direkt Lotito'yu gösterdi hatta.Roma derbisi öncesi yine bir idman basımı gerçekleşir mi göreceğiz ? Ama Ballardini gidici,Lotito'yu tahttan indirmek ise pek kolay değil.Roma form tuttu,Totti'nin dönüşüyle ve golleriyle de moralleri üst düzeyde.Dün mağlubiyetten çevirdiler maçı.Roma'nın şansı yüksek derbi öncesi...Dilerim Lazio galibiyet hasretine son verir.Etiket yok.

Benzer Konular

Uefa Avrupa Ligi’ne Doğru

Gönderen Kupa6

Fenerbahçemizin çarşamba günü Twente takımı ile oynayacağı maçın hakemi belli oldu. Karşılaşmayı César Muñiz Fernández yönetecek. Deplasmanda oynayacağımız maçta takımımıza başarılar dileriz.

Etiket yok.

Benzer Konular

Geçmiş Olsun Kazım

Gönderen Kupa6

Fenerbahçemizin oyuncusu Kazım trafik kazası geçirdi. Sağ el bileğinden yaralanan Kazım ameliyat edildi. Durumunun iyi olduğunu söyleyen doktorlar birkaç gün içinde taburcu olabileceğini ifade etti. Oyuncumuza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.

Etiket yok.

Benzer Konular

Rahat olun, herşey normal işliyor…

Gönderen FANO

Futboldan az çok anlayanlar, ve takip edenler:

Bir takımın sezon içinde yakaladığı çıkışı, hiç düşüş yaşamadan sürdürmesinin imkansız olduğunu bilirler..

Dünyanın herhangi bir liginde şampiyon olan bir takım sezon başına fırtına gibi girdiyse, ortalama 10 veya 12. haftadan sonra 3-4 haftalık düşüşe geçer. Takım adeta sallanır. Ama sezon başında kazandığı krediler bu takımı ayakta tutar. Düşüşten sonra tekrar çıkış başlar, ta ki 2. yarının 7. 8. haftasına kadar. (23. 24. haftalarda)…

Ve bu takım, 26. 27. haftalarda gaza basarak sezonu şampiyon tamamlar….

Bu sene de durum bunu gösteriyor…

Daum’un veya herhangi bir hocanın çalıştırdığı Fenerbahçe’de ve diğer takımlarda da bu hep böyle olmuştur. Bundan sonra da böyle olacaktır…

Şu an yaşadığımız durum, sezon içinde yaşanabilecek en doğal durumlardan biridir.

Yenen 3 gol de normaldir…

Asıl önemli olan bu düşüşün kısa sürmesidir…Bunu başaracak kişi de Daum’dur!

FANO

Etiketler: ,

Benzer Konular

FENERBAHÇE 1-3 KASIMPAŞA

Gönderen HayatimFenerbahce


Kasİm01 FENERBAHÇE 1-3 KASIMPAŞA

95.000 Fenercelli, 170.000 Fenerbahçe kart sahibi mutlaka çok üzülmüştür skora. Ben de üzüldüm topladığında milyonlarca diye tanımlanacak Fenerbahçeliler’den birisi olarak. Kameranın en rahat göreceği yere konulan bu bayraklar/pankartlar derin bir anlam ifade ediyordu derinden yaralarken beni. Bu fikri ortaya atan her kimse kendisini tebrik ediyor ve kulaklarını çınlatıyorum. Diğer yandan da bu maçı taraftarsız oynamamıza neden olan arkadaşlara da selamlarımı gönderiyorum. Napalm bombası mı ne vardı, sadece insanları öldürüyor binalara zarar vermiyordu galiba. Benzer bir mantıkla seyircisiz maç oynama cezasını alabilecek bir eylem olur mu? Seyircisiz olacak ama taraftar tribünde olacak.

170.000 Fenerbahçe kartlının 5′i olarak – evet yanlış okumadınız 5 yazıyla beş – açıkçası bir gün önce gelen Galatasaray’ın Bursaspor yenilgisi ve Beşiktaş’ın Sivas’ta puan kaybetme olasılığını göz önünde bulundurarak çokça şımardığımızı havaya girdiğimizi düşünüyorum. Başka izahı var mı? Evet var. Teknik olarak izahatına geçeyim hemen.

Birincisi matematik, 3<5. Orta sahamızdaki 3 kişi, rakibin 5 kişi bulunduğu alanda yalnız ve eksik kaldı. O üçlüde Emre dahil kadrodan kim olursa olsun böyle bir maçta böyle bir performans göstermesine çok şaşırmamak gerek. Açıkçası ben de iç saha maçlarında 4-3-1-2 gibi bir sistemin işleyebileceğini düşünüyordum. Hala da düşünüyorum aslında da Kasımpaşa maçında fıslayınca daha az düşüneceğim gibi.

Mehmet, Baroni ve Selçuk’tan oluşan üçlü ortada topu ileriye ulaştırabilecek kimse ortaya çıkmadı. Bunda Kasımpaşa’nın bu alanda yaptığı baskı ve Alex’le bağlantının kesilmesi büyük rol oynadı. Yiğidin hakkını yiğide teslim edelim. Bu maçı kazanmayı hiç de hak etmedik. Aynı şekilde iki haftada iki penaltımızın verilmemesini, iki adet bariz ofsayt gol yemeyi de hak etmedik. Devam ediyorum Alex’le bağlantı kesilince sıkıntı başladı. Oysa Sayın Rıdvan Dilmen’in söylediği hiç de mantıksız değildi. Bari Kadıköy’de en azından daha az güçlü takımlara karşı çakılı iki ön libero yerine bir forvet fazla oynasak, boğup skor avantajını ele geçirsek kötü olmazdı. Ancak gerek oyuncuların cezaları gerekse sakatlıkları nedeniyle eksik olmaları bu performansı doğurdu bence zira Herr Daum’un pek sevdiği kanat akınlarını yapma şansımız yoktu, olmadı. Acaba o üçlünün sağına Mehmet soluna Vederson’la başlasak daha mı iyi olurdu? Tabi sonradan konuşması kolay.

Hal böyleyken, maçın başında biraz gevşeklik, çokça konsantre olamamaktan kaynaklanan bir ikram golü aslında kendimize getirmeliydi bizi. Fakat Güiza’nın erken golü bence rehavetin sürmesine neden oldu. O golü 20′den sonra atsaydık belki o dakikaya kadar daha ciddi oynamamızı sağlardı. Halam amcam bıyık olayına girmiyorum, duruyorum.

Bu üçlü orta saha çökünce, ilk kez bu kadar kalabalık forvet özelliği olan oyuncuyla birlikte oynama fikri de amacına ulaşmadı. Alex ve Güiza-Semih ikilisi başka bir boyutta yer aldılar sanki. Top ne onlara gitti ne de onlar topla buluşacak yerlere gidebildiler.

İkinci yarıya başlarken yapılan Mehmet-Özer değişikliği aslında sadece kişisel değil sistemsel bir değişiklik de olmalıydı, olmadı. Nitekim ikinci yarının hemen başında verdiğimiz net pozisyon ve sonrasında Lugano’nun ofsaytı bozmasıyla gelen ikinci bireysel hata golü sil baştan ettirdi.

Daum bence elindeki kadroya uygun bir değişiklik yaptı 73′te. Hem oyuncu hem de sistemde bir değişikliğe geçti, risk aldı. Riskin olasılıklarından birisi skoru rakip lehine artmasıydı, gerçekleşti. Zira Deivid’in girişiyle Selçuk çıkınca sistem birden 4-1-3-2′ye döndü. Açıkçası Baroni tek başına kalınca verimsiz oldu. Oysa Güiza-Semih ikilisinden birisini çıkarmalıydı Deivid’i sokarken Selçuk’u değil. İkinci yarıya Mehmet’i sağa çekmek, Güiza-Semih ikilisinden birisini çıkarıp Deivid’i oyuna almak daha isabetli olurdu. Bu durumda da madem riske girilecekti Selçuk’un yerine de Vederson alınıp hem uzak mesafe şutu hem de kanat oyunu şekline geçilebilirdi pekala. Olmadı, canları sağolsun.

Ancak Deivid’in de oyuna dahil olmasıyla birdenbire Özer, Alex, Deivid, Semih ve Güiza’dan oluşan beşli hücum hattı ortaya çıktı 73′ten itibaren. Bu durumda Carlos ve Gökhan’ın ileriye çıkışlarının da olmasını düşünürseniz orta sahadan zaten zayıf olan defans göbeğinin arkasına atacağı topların tehlikeli olacağını bilmeniz gerekir. Nitekim oldu da.

Tek tek performansa bakacak olursak;

Volkan’ın ilk golündeki bombası dışında iyi oynadığını düşünüyorum. Bolca pozisyon kurtardı. Diğer gollerde hatası yoktu. Lugano ikinci golde Önder’le uyum sağlayamayarak hem ofsaydı bozdu hem de Önder’in rakibi kaçırmasına neden oldu. Ataklarda katkı vermeye çalıştı ancak başarılı olamadı. Keza Önder de birkaç tam zamanında müdahale yaptıysa da vasatı aşamadı. Bu iki oyuncuyla ilgili en önemli derdimiz kazandıkları topları ayağımızda tutacak oyunculara aktaramamaları. Ben bir stoperin 50-60 metreden gelen bir topa kafa çıkıp zamanlama hatası yapmasını, stop edememesini, yanındaki arkadaşına pas olarak verememesini kabul edemiyorum.

Carlos ve Gökhan ileriye çok çıkamadılar. Bunda rakibin orta sahadan hızlı gelmelerinin etkisinin çok olduğunu düşünüyorum. Baroni Emre’ye çok alışmış gözüktü bana. Selçuk’la çok anlaşamadı. Selçuk’a da teşekkür etmek gerek çok çabaladı ama uyumsuzluk battı göze çokça. Mehmet’in de sol kanada yakın oynaması bu oyuncunun performansını düşürdü.

Alex kayboldu, top alamadı, kilitlendi. Semih ve Güiza da beklenenden uzak (belki Güiza aynen beklendiği gibi) idiler. Ama dedim ya kopukluktan kaynaklanan bir dert var. Bunu maç yaparak aşarız da hazırlık maçı oynamıyoruz nedense.

Şimdi puan farkı kalmadı. Baştan başlayacağız. Beşiktaş’ın bu serisi de bizimkinin sürmediği üzere sonsuza kadar sürmeyecek, düşecekler. Ancak bizim bir an önce toparlanmamız gerekiyor. Galatasaray maçında bu yana 3 maçta 2 gol atıp sadece 1 puan alabildik. Bir de yatarken kazandığımız 3 gollü 3 puan var Ankaraspor ikramiyesi. Devreyi ister lider bitirelim ister ilk dörtte, puan farkını korumamız gerekiyor. Buna ek olarak da devre arasında mutlaka yedek kulübesine forvet takviyesi gerekiyor. Tabi sadece yedek kulübesine değil, uygun olursa ilk on bire de.

Etiketler:

Benzer Konular