Merhaba, FenerTribun.Com Fenerbahçe Taraftar sitesine hoş geldin. Fener Tribun'de Fenerbahçe ile ilgili haberlere ulaşabilir ayrıca Fener Tribun'e kayıt olduktan sonra değerli fikirlerinizi CHAT bölümünde de paylaşabilirsiniz.

Adebayor Vs. Bendtner…

Gönderen romantikkanaryalar

P.S. Gectigimiz pazar gunu Arsenal antremanina giderken yaptigi kazayla 160000$'lik Aston Martin'i perte cikartan Bendtner, Arsene Wenger tarafindan Olympiakos macinin kadrosundan da cikarilmisti. Etiketler: , ,

Benzer Konular

Losing My Religion

Gönderen papazincayiri



A Planı - Asist Rıdvan, gol Aykut
B Planı - Asist Rıdvan, gol Hasan
C Planı - Asist Rıdvan, gol Hasan
D Planı - Asist Rıdvan, gol Hasan

Veysel Hoca devre arası "siz bu maçı alacaksınız, ama ilk golü çok erken atmayın 5 atarsınız sonra" demiş atamamışız.

E Planı - 5. golü atma.

Rıdvan, ilk gençlik travmasında bir marka.


Etiket yok.

Benzer Konular

Plan Değil Pilav

Gönderen papazincayiri


65 senesinin olayı bu slogan. O devirler CHP Türk ekonomisinin kalkınması için plana ihtiyaç duyulduğundan, sistemli ve bilimsel bir iktisadi plan ile gelişimin sağlanacağından filan bahseder, Demirel oralı değildir. Plana karşı çıkar. Fikrin özeti "Bize plan değil pilav lazım". 44 sene sonra, Sülo gönülden connected, fötrü bol olsun.

Etiketler:

Benzer Konular

ÖNCE FENERBAHÇE

Gönderen HayatimFenerbahce


oncefenerbahce ÖNCE FENERBAHÇE

Her zaman, daima…

Etiket yok.

Benzer Konular

ONUR ŞİRKETLER GRUBU

Gönderen HayatimFenerbahce


onursirketler_300909-1 ONUR ŞİRKETLER GRUBU

Etiket yok.

Benzer Konular

Mağlubu Anlatmak

Gönderen Okechukwu

Kıraat Edin Dostlar dedik çok değil bir ay önce. Hayıflandık birde üzerine, ilgisizlikten serinin 3. kitabından vazgeçildi diye. Yorum yapan bir arkadaş Eylül, Ekim gibi çıkar demiş idi ama ben pek inanmamıştım ne yalan söyleyeyim.
İlk iki kitap 1. baskıdan ötesini görememiş, toplasan 2000 bin tane satılmamışken kim basar üçüncüsünü...
İletişim Yayınları tamamlamış görevini. Dün Ekim ayının 4-4-2' sini karıştırırken gördüm gözlerim açıldı. Eylül 2009'da serinin 3. ve son kitabı, Mağlubu Anlatmak ilk baskısını yapmış.
Gözün aydın İslam Baba.
Etiketler:

Benzer Konular

Reklam

Gönderen papazincayiri


Adidas'ın yeni reklam kampanyası çok güzel. İzlerken Animatrix izliyormuş gibi hissettim. "Child" ve "Legend" reklamlarını da düşünürsek muhtemelen yaratmak istedikleri ambians, hissiyat da buna yakın bir şey. Bu sefer sahnede Gerrard var. Bu arada bu reklam serisinde muhtelemen bu blogun yazarlarının hayran olduğu 3 ismin de bulunması ayrı bir hoşluk oldu tabi. İstanbul'da yumruğunu yukarı kaldırıp hayata isyanıyla General diye hitap ettiğimiz Gerrard, büyüleyici Messi ve hepimiz için "en iyi" Zidane bir hikayede birleşince, oscar vermek istiyor insan.
(Reklamı da ilk kez Footballove da gördüm, hak geçmesin)

Etiket yok.

Benzer Konular

Takımımız Moldovada

Gönderen Kupa6

UEFA Avrupa Ligi’nde yarın Moldovanın Sherif takımı ile yapacağı maç için saat 11:00 de bu ülkeye giden takımımızın maç kadrosu:Volkan Demirel, Volkan Babacan, Mert Günok, Lugano, Bilica, Önder Turacı, Roberto Carlos, Vederson, Cristian Baroni, Emre, Selçuk, Ali Bilgin, Alex, Deivid, Kazım, Mehmet Topuz, Uğur Boral, Özer Hurmacı ve Semih.

Etiket yok.

Benzer Konular

Kemal Belgin’in çakma gerçekleri

Gönderen papazincayiri


Çakma adalet savunucusu, çakma spor yazarı, asıl kimliği bitmek, tükenmek bilmeyen Fenerbahçe düşmanlığı olan Kemal Belgin medyaspor diye bir internet sitesinde her gün Fenerbahçe'ye sallamayı, sallarkende yalan yanlış bilgileri doğruymuş gibi empoze edip savlarını o yanlış bilgiler üzerinden oluşturmayı iyiden iyiye adet edindi kendine.

Zaten bilginin doğru ya da yanlış olması önemli değil, dezenformasyon yaratıp uydurma haberleri, işkembe-i kubradan çıkartılanları yüksek sesle dile getirip, Fenerbahçe'ye saldırırsanız medyada her daim destek bulursunuz kendinize.

İçi Fenerbahçe nefretiyle dolu olanların bünyelerinin beyin faaliyetlerini etkileyen, bağımsız düşünme ve analiz etme yeteneklerini kısıtlayan bir mikrop içlerini kemiriyor olsa gerek. Zira birilerinin Fenerbahçe'ye saldırırken kullanılan argümanları kesinlikle yanlış bilgiye dayanıyor olsa bile cümle Fenerbahçe düşmanları o argümanları kendilerine rehber edinmekte beis görmezler.

İşte Kemal Belgin'de gündemdeki doping meselesiyle ilgili bu yönetemi benimseyerek saldırmış Fenerbahçe'ye. Kemal Belginin dediğine göre,Kambala'da 2 yıl önce doping yapmışmış.

Gerçi günahını almayalım Kemal Belgin'in internetten araştırıp böylesi bir yanlış bilgiye sahip olmuş olabilir ya da etrafındaki bir Fenerbahçe düşmanı bu yanlış bilgiyi ona vermiş ve fena halde tufaya düşmesine sebeb olmuş olabilir. Hıncal Uluç'un bilinçli biçimde her daim uyguladığı bu yöntemi cahilliği ve araştırma tembelliği sebebiyle bilmeden, istemeden uygulamış olabilir.

Gazeteci ahlakı, doğru bilgiyi araştırıp bulmayı gerektirir ama zaten bu kavram ömrünü Fenerbahçe düşmanlığına hasretmiş birisi bir anlam ifade etmiyordur sanırım.
Kemal Belgin, Kerem Gönlüm'e geçen yıl oynanan basketbol final serisi sırasında yapılan testlerde doping maddesine rastlanması üzerine Fenerbahçe kulübünün yaptığı girişimlere laf atarken 2 yıl önce Kambala'nın da dopingli çıktığını bu yüzden Fenerbahçe kulübünün yürüttüğü mantığa göre Fenerbahçe'nin de 2007'deki şampiyonluğun çakma olduğunu iddia ediyor.

İyi güzel ama Kambala'da doping ne zaman çıktı, hangi testlerde ortaya çıktı bu gerçek, Kemal Belgin, Kambala'nın, Fenerbahçe kulübünün, Fiba'nın, Kambala'nın idrar örneklerini inceleyen labaratuarların bilmediği bu flaş gerçeğe nasıl ve kimler vasıtasıyla ulaştı acaba.

Son günlerde o kadar çok kişi bu argümanı kullanmaya başladı ki artık bende inanmaya başlıycam bu durumu. Lütfen bilen birileri şu gerçeği açıklasın bize. Sanırım biz bir şey kaçırdık. Kambala'nın 2006 yılında doping yaptığının kanıtlanmış olduğu bilgisine nereden ulaşabiliriz, bu gerçeğe ulaşamamış olmak içimi kemiriyor.

Bu acar gazeteci şu linkteki olay yaratacak makaleyi kaleme almış. Almış ama eldeki argümanlar Kambala'dan alınan numuneye yapılan ilk test sonrası kanında yasaklı maddeye rastlandığı açıklandıktan hemen sonra ortada Kambala'nın doping yaptığına dair bir gerçek yokken, basının olaya spekülatif biçimde yaklaşıp, ''Kambala'da doping çıktı'' yollu ilgi çekici yanlış haberler olunca hele de sonrasında Kambala'nın doping yapmadığı, performans arttırıcı bir ilaç kullanmadığı ama kokain kullandığı ortaya çıkmasına rağmen, gerçeğe Kambala'ya cezayı veren FIBA'nın resmi yayın organlarından ulaşılabilecekken ısrarla bu şekilde dezenformasyona devam etmek gazetecilik ahlakına sığmaz.

Bahsi geçen olayla ilgili FIBA'nın resmi sitesinin Kambala'ya verilen cezayla ilgili açıklaması şöyle;

PR N°42 - Decision of the FIBA Appeals' Tribunal on the doping case of Kaspars Kambala
GENEVA (FIBA) – On 27th April 2007, the International Basketball Federation (FIBA) suspended the player Kaspars Kambala (Latvia), born on 13th December 1978, for a period of 14 months, after he tested positive for metabolites of cocaine.The above-mentioned decision was appealed by the player and by WADA before the FIBA Appeals’ Tribunal. Today, 24th August 2007, the FIBA Appeals’ Tribunal has decided to extend the sanction to the player and impose a 24 month suspension period to Mr. Kambala.The sanction rendered by the FIBA Appeals’ Tribunal began on 13th December 2006 (date of the sample collection) and will end on 12th December 2008.FIBA
Etiketler: , ,

Benzer Konular

Mikrofonlarımız Kayseri’de!…

Gönderen Okechukwu

Neymiş efendim eski kafalıymışım. Bu devirde radyodan maç dinlemekte neymiş...
Bilmez ki böyle söyleyen teknoloji sapkınları, merkez stüdyodan "Mikrofanlarımız Kadıköy'de" anonsunu duyunca bu bedenin içine giren heyacanın güzelliğini.

Taraftar olanın uğurları vardır. Biricik hanımla Aşk Tutulması'nı izlemeye gittiğimiz vakit, esas oğlanın maç izlerken düştüğü halleri gördükçe, bir bana bir perdeye bakarak gülmekten kırılıp böyle insanlar olabildiğine kanaat getirmişti sonunda. Aziz Yıldırım'ın ilk şampiyonluk yılında benim uğurum radyo idi. Evde şifreli yayın, bende kahvede-barda maç izleyecek edep olmadığından zorunluluktan başlayan radyodan maç dinleme hadisesi her geçen hafta keyife dönüşmüştü. Radyo spikerinin yönlendirmeleriyle, her maç Kenan Evren tarafındaki kaleye atılan golleri veya Rapaic'in maratonun çatısının gölgesinin düştüğü kanattan gizli saklı geliştirdiği akınlarını kafamda oynardım.

Ligin son maçı geldi çattı. Ağabeyim delilik etme gel son maçı izle bari diye elimden tutup götürdüğünde huzurumu radyonun yanına bırakmış gibiydim. İstanbul'da Trabzon golleri yemekle meşgulken, birde üzerine Samsun'da mağlup duruma düşünce biz, koşarak radyonun yanına gidesim geldi de Revivo firikiği doksana takarken bacak bacak üzerine attığımdan pozisyonumu değiştirmeme uğurum, radyo toteminin önüne geçti.
Velhasıl kelam... Radyodan maç dinlemeye bayılırım.
Tatil dönüşü haftanın son maçlarının, son yarım saatini radyodan dinledim. Oynanan 3 maçın dönüşümlü yayınını Trt Radyo 1'den dinlerken zihnimi meşgul edenleri 2-3 gün gecikmeyle dahi olsa toparlayıp yazdım. Kayserispor - Kasımpaşa maçını anlatan muhtemelen benle akran genç radyo spikeri arkadaşa radyo sevdamı bana hatırlattığı ve bu yazıya vesile olduğu için teşekkürlerimi ilettikten sonra, gelelim asıl mevzuya.

Pazar akşamı Galatasaray maçı dışında, aynı saatlerde Denizli-Manisa ve Kayserispor-Kasımpaşa maçları oynanmakta idi. Ali Samiyen'den yapılan yayın, dakika ve skor almak için dalga boyunu Anadolu'nun iki şehrine uzatırken her bağlantıda benim şaşkınlığım daha fazla arttı. Saatlerdir araba kullanmanın yorgunluğundan olsa gerek, Kayseri'nin rakibinin Kasımpaşa olduğunu unutmuş ve haklı olarak merak etmekteydim. Mikrofonlarımız Kayseri Kadir Has Stadın'da anonsunu her duyduğumda, ismini 2 gündür aramama karşın bir türlü öğrenemediğim spiker arkadaş bu sefer söyler heralde dedim ancak hep aynı cümleyi duydum...

"Kayseri'de golsüz eşitlik devam ediyor."
Etiketler: ,

Benzer Konular