Adebayor Vs. Bendtner…
P.S. Gectigimiz pazar gunu Arsenal antremanina giderken yaptigi kazayla 160000$’lik Aston Martin’i perte cikartan Bendtner, Arsene Wenger tarafindan Olympiakos macinin kadrosundan da cikarilmisti.
- Eylül 30th
- No Comments
Merhaba, FenerTribun.Com Fenerbahçe Taraftar sitesine hoş geldin. Fener Tribun'de Fenerbahçe ile ilgili haberlere ulaşabilir ayrıca Fener Tribun'e kayıt olduktan sonra değerli fikirlerinizi CHAT bölümünde de paylaşabilirsiniz.
P.S. Gectigimiz pazar gunu Arsenal antremanina giderken yaptigi kazayla 160000$’lik Aston Martin’i perte cikartan Bendtner, Arsene Wenger tarafindan Olympiakos macinin kadrosundan da cikarilmisti.
A Planı – Asist Rıdvan, gol Aykut
B Planı – Asist Rıdvan, gol Hasan
C Planı – Asist Rıdvan, gol Hasan
D Planı – Asist Rıdvan, gol Hasan
Veysel Hoca devre arası “siz bu maçı alacaksınız, ama ilk golü çok erken atmayın 5 atarsınız sonra” demiş atamamışız.
E Planı – 5. golü atma.
Rıdvan, ilk gençlik travmasında bir marka.

65 senesinin olayı bu slogan. O devirler CHP Türk ekonomisinin kalkınması için plana ihtiyaç duyulduğundan, sistemli ve bilimsel bir iktisadi plan ile gelişimin sağlanacağından filan bahseder, Demirel oralı değildir. Plana karşı çıkar. Fikrin özeti “Bize plan değil pilav lazım”. 44 sene sonra, Sülo gönülden connected, fötrü bol olsun.
Kıraat Edin Dostlar dedik çok değil bir ay önce. Hayıflandık birde üzerine, ilgisizlikten serinin 3. kitabından vazgeçildi diye. Yorum yapan bir arkadaş Eylül, Ekim gibi çıkar demiş idi ama ben pek inanmamıştım ne yalan söyleyeyim.UEFA Avrupa Ligi’nde yarın Moldovanın Sherif takımı ile yapacağı maç için saat 11:00 de bu ülkeye giden takımımızın maç kadrosu:Volkan Demirel, Volkan Babacan, Mert Günok, Lugano, Bilica, Önder Turacı, Roberto Carlos, Vederson, Cristian Baroni, Emre, Selçuk, Ali Bilgin, Alex, Deivid, Kazım, Mehmet Topuz, Uğur Boral, Özer Hurmacı ve Semih.
Etiket Yok.
Çakma adalet savunucusu, çakma spor yazarı, asıl kimliği bitmek, tükenmek bilmeyen Fenerbahçe düşmanlığı olan Kemal Belgin medyaspor diye bir internet sitesinde her gün Fenerbahçe’ye sallamayı, sallarkende yalan yanlış bilgileri doğruymuş gibi empoze edip savlarını o yanlış bilgiler üzerinden oluşturmayı iyiden iyiye adet edindi kendine.
Zaten bilginin doğru ya da yanlış olması önemli değil, dezenformasyon yaratıp uydurma haberleri, işkembe-i kubradan çıkartılanları yüksek sesle dile getirip, Fenerbahçe’ye saldırırsanız medyada her daim destek bulursunuz kendinize.
İçi Fenerbahçe nefretiyle dolu olanların bünyelerinin beyin faaliyetlerini etkileyen, bağımsız düşünme ve analiz etme yeteneklerini kısıtlayan bir mikrop içlerini kemiriyor olsa gerek. Zira birilerinin Fenerbahçe’ye saldırırken kullanılan argümanları kesinlikle yanlış bilgiye dayanıyor olsa bile cümle Fenerbahçe düşmanları o argümanları kendilerine rehber edinmekte beis görmezler.
İşte Kemal Belgin’de gündemdeki doping meselesiyle ilgili bu yönetemi benimseyerek saldırmış Fenerbahçe’ye. Kemal Belginin dediğine göre,Kambala’da 2 yıl önce doping yapmışmış.
Gerçi günahını almayalım Kemal Belgin’in internetten araştırıp böylesi bir yanlış bilgiye sahip olmuş olabilir ya da etrafındaki bir Fenerbahçe düşmanı bu yanlış bilgiyi ona vermiş ve fena halde tufaya düşmesine sebeb olmuş olabilir. Hıncal Uluç’un bilinçli biçimde her daim uyguladığı bu yöntemi cahilliği ve araştırma tembelliği sebebiyle bilmeden, istemeden uygulamış olabilir.
Gazeteci ahlakı, doğru bilgiyi araştırıp bulmayı gerektirir ama zaten bu kavram ömrünü Fenerbahçe düşmanlığına hasretmiş birisi bir anlam ifade etmiyordur sanırım.
Kemal Belgin, Kerem Gönlüm’e geçen yıl oynanan basketbol final serisi sırasında yapılan testlerde doping maddesine rastlanması üzerine Fenerbahçe kulübünün yaptığı girişimlere laf atarken 2 yıl önce Kambala’nın da dopingli çıktığını bu yüzden Fenerbahçe kulübünün yürüttüğü mantığa göre Fenerbahçe’nin de 2007′deki şampiyonluğun çakma olduğunu iddia ediyor.
İyi güzel ama Kambala’da doping ne zaman çıktı, hangi testlerde ortaya çıktı bu gerçek, Kemal Belgin, Kambala’nın, Fenerbahçe kulübünün, Fiba’nın, Kambala’nın idrar örneklerini inceleyen labaratuarların bilmediği bu flaş gerçeğe nasıl ve kimler vasıtasıyla ulaştı acaba.
Son günlerde o kadar çok kişi bu argümanı kullanmaya başladı ki artık bende inanmaya başlıycam bu durumu. Lütfen bilen birileri şu gerçeği açıklasın bize. Sanırım biz bir şey kaçırdık. Kambala’nın 2006 yılında doping yaptığının kanıtlanmış olduğu bilgisine nereden ulaşabiliriz, bu gerçeğe ulaşamamış olmak içimi kemiriyor.
Bu acar gazeteci şu linkteki olay yaratacak makaleyi kaleme almış. Almış ama eldeki argümanlar Kambala’dan alınan numuneye yapılan ilk test sonrası kanında yasaklı maddeye rastlandığı açıklandıktan hemen sonra ortada Kambala’nın doping yaptığına dair bir gerçek yokken, basının olaya spekülatif biçimde yaklaşıp, ”Kambala’da doping çıktı” yollu ilgi çekici yanlış haberler olunca hele de sonrasında Kambala’nın doping yapmadığı, performans arttırıcı bir ilaç kullanmadığı ama kokain kullandığı ortaya çıkmasına rağmen, gerçeğe Kambala’ya cezayı veren FIBA’nın resmi yayın organlarından ulaşılabilecekken ısrarla bu şekilde dezenformasyona devam etmek gazetecilik ahlakına sığmaz.
Bahsi geçen olayla ilgili FIBA’nın resmi sitesinin Kambala’ya verilen cezayla ilgili açıklaması şöyle;
PR N°42 – Decision of the FIBA Appeals’ Tribunal on the doping case of Kaspars Kambala
GENEVA (FIBA) – On 27th April 2007, the International Basketball Federation (FIBA) suspended the player Kaspars Kambala (Latvia), born on 13th December 1978, for a period of 14 months, after he tested positive for metabolites of cocaine.The above-mentioned decision was appealed by the player and by WADA before the FIBA Appeals’ Tribunal. Today, 24th August 2007, the FIBA Appeals’ Tribunal has decided to extend the sanction to the player and impose a 24 month suspension period to Mr. Kambala.The sanction rendered by the FIBA Appeals’ Tribunal began on 13th December 2006 (date of the sample collection) and will end on 12th December 2008.FIBA
Velhasıl kelam… Radyodan maç dinlemeye bayılırım.
Dün Fenerbahçe yönetimi Şekip Mosturoğlu vasıtasıyla bir basın toplantısı düzenledi. Daha önce birkaç yerde okuduğumuz fakat kesinliğinden emin olunmadığı için gündeme gelmeyen iddiaların doğruluğu yönetim vasıtasıyla onaylanmış oldu. Bu iddiaya göre maç sonrası doping testine giren Kasun’da da Kerem’de bulunan madde bulunmuş fakat yasal limiti olan 5 mg.’ın altında olduğu için Kasun doping testinden sorunsuz geçmiş.
Önce basında Cathene olarak verilen kimyasalın ismi aslında Cathine. Wikipedia’da Cathine hakkında kısa ve öz bir makale var. Burada ilk gözümüze çarpan ilk olay açığa çıktığında söylendiği gibi bu maddenin bitki çaylarında olmadığı. Hatta wikipedia dalga geçer gibi Not to be confused with caffeine, a compound found in coffee and tea, yani kahve ve çaylarda bulunan kimyasal, kafeinle karıştırılmamalı diyerek makaleyi başlatmış ve ilk saniye golünü atmış. Makalenin son kısmı da maddenin anti-doping kurumunca yasaklandığından ve trafiğinin suç olduğundan bahsediyor. Madde başka amfetaminler gibi dinç kalmayı sağlayan bir madde, o yüzden doping olarak kabul görüyor. Yani spor müsabakasından önce alırsanız daha dinç kalıyor, daha geç yoruluyorsunuz. Madde o yüzden kamyoncular tarafından da kullanılıyormuş. Ayrıntıları şurada okuyabilirsiniz.
Makalenin sağ sütünunda yer alan bilgilerden “Half life 3 hours” sütunu üzerinde durmak gerek. Maddenin vücutta biyolojik yarılanma süresi 3 saat. Yani vücudunuzda 8 mg Cathine varsa 3 saat sonra normal çalışan bir metabolizma 4 mg’a indiriyor. Şu adrestesi Randomized response estimates for doping and illicit drug use in elite athletes başlıklı makalenin tamamını işin uzmanı olmadığımız için anlamak zor fakat kolaylıkla anlaşılacak kısımlar da var makalede.
Makale birçok doping olayının bulunamadığını, o yüzden bilimsel olarak doping olaylarının yüzde kaçının yakalandığının bilinmediğini ve sporcular bunu itiraf etmeyeceğinden bulunamayacağını iddia ediyor. Bu yüzden istatistiğe dayalı bir metod geliştiriyorlar. Gönüllü ve kimlikleri kesinlikle gizli tutulacak sporculara doping yaptınız mı diye soruluyor. Araştırma sonunda atletlerin % 6.8′sinin doping yaptığı anlaşılırken resmi doping testlerinde oran % 0.81. Makale aradaki farkı birkaç nedene dayandırıyor
1) Doping maddelerinin kandaki yarılanma süresi.
2) Doping analizlerinin kalitesi.
Daha sonra tekniklerinin geçerliliğini tartışmışlar ama o bizi ilgilendirmiyor.
Burada dopingi yakalayamamanın ilk nedeni olarak gösterilen biyolojik yarılanma süresinin yakalanmayı engellemesi Cathine’in 3 saatlik yarılanma ömrü bir araya gelince Cathine’in verimli biçimde doping için kullanılabileceğini anlayabiliriz. Doping testlerinin maç bitiminden birkaç saat sonra alındığı ve sporcunun o anda idrar verememe gerekçesi ile(bu durumda bira içiriyorlar) örnek vermeyi birkaç saat daha geciktirebileceğini düşününce yasal limitin iki katı olan 10 mg’ın maç başı ve idrar verme arasında geçen 5 saatte 2-3 mg seviyesine ineceğini görmek güç değil.
Madde sadece tek sporcuda yani Kerem’de çıksa kullandığı bir ilaçtan, içtiği bir şeye karışan bir maddeden veya başka bir şeyin yan etkisiyle ortaya çıktığı düşünülebilir. Fakat yukarıda anlattığım durumu göz önüne alınca ve Kasun’da da maddeden 3 mg. çıktığı düşünülünce ortada ciddi bir sorun olduğunu anlamak güç değil.
Olay duyulduğundan beri sürekli “sizde de Kambala çıktı” diyenlerin anlaması gereken nokta da bu sanırım. Aynı şekilde geçen sene Beşiktaşlı bir oyuncuda da uyuşturucudan dolayı doping testi pozitif çıktı. Yalnız bu oyuncularda çıkan maddeler keyif için yüksek miktarlarda alınan ve bu yüzden günler sonra bile kanda bulunan maddeler. Ayrıca takımda doping testine giren diğer oyuncularda da çıkmamış. Olayın diğer skandal boyutu serinin 5. maçında ilk defa doping testi yapılıyor olması. Ayrıca test sadece maçların bitiminde değil, maç başlamadan da yapılmalı, bu yarılanma süresinin kısa olması avantajını ortadan kaldırır.
Sürekli örnek verilen Kambala 2 sene ceza almıştı. Kerem olay ilk ortaya çıktığında başka oyuncular gibi kullandığı bir ilaç olduğunu iddia etmedi, kasıtlı almadığını söyledi ve kampta herkes ne yiyip içiyorsa ben de onları yiyip içiyordum dedi. Bu açıklamadan sonra hiç sesi çıkmadı. Kerem de 2 sene ceza alırsa kendi kariyeri için ağır bir darbe olacak. Kasun’da da maddenin çıkması Efes Pilsen Kulübü’nü büyük bir sorumluluğun altına itti. Sorumluların kimler olduğunu bulmak en başta Kerem Gönlüm’ün vazifesi, çünkü olan ona oldu.
Evet doping yapan çok var, birçok doping olayı ortaya çıkmıyor, katılıyorum. Yalnız doping zaten bir risktir. Sürekli kimyasallarla oynanarak bulunmaması için uğraşılan maddeler üretiliyor, yarılanma ömürlerine göre uygun dozajda maddeler veriliyor ve dopingi yapanlarla bulmaya çalışanlar arasında hiç bitmeyecek bir mücadele var. Tabii ki bu, dopingden yakalanan bir sporcuyu affetmemizi gerektirmiyor. Kerem olayında bu risk alınmış, belki o maçta da test yapılmayacağını düşünülerek, belki Kerem’in metabolizmasının maddeyi test saatine kadar vücuttan sileceğini düşünülerek… Fakat bir şey ters gitmiş ve Kerem Gönlüm dopingli yakalandı. Dahası başka bir oyuncuda da aynı madde bulundu fakat yasak olan miktarın altında. Bu durumda sorulacak soru, kovuşturulacak insan çok. Bakalım bunlar yapılacak mı.

Vallahi koyamadım gülmekten. Yukarıdaki abimiz gülüyor. Aşağıdaki de gülüyor.

Peki neden böyle, biraz da şebek gibi gülüyorlar? E tıklayın o vakit ![]()
Etiket Yok.

Beşiktaş Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam;
‘… Şampiyonlar Ligi’ne baktığımız zaman, bundan önceki yıllarda bu lige katılıp da grup maçlarını sıfır puanla bitiren takımları da göz önüne aldığımız zaman, Liverpool’u yenen bu çocukların, bundan sonra kendi sahamızda oynayacağımız Marsilya karşılaşmasını alıp, Porto’yla final müsabakası yaşatma ve değerlendirme gibi bir şansı olduğunu çok açık ve net görmekteyiz…’
8-0′lık Liverpool maçı sonrasında, ne diyeceğini bilemediği bir anda.
Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli;
‘Futbol olarak bakarsan F.Bahçe’den kötü durumda değiliz.. Hatta çoğu maçta onlardan iyi olduğumuzu bile söyleyebiliriz.. Ama onlar hiç kayıp vermeden yollarına devam ediyorlar.. Futbol şansı yanlarında.. Biz ise sahada akıttığımız terin, oynadığımız futbolun karşılığını alamadık, çok puan kaybına uğradık.. Yine de umutsuzluğa kapılmıyorum, futbolcularıma da bunu telkin ediyorum.. Biz böyle iyi oynadığımız sürece mutlaka bu kötü gidiş bir noktada sona erecek, F.Bahçe’nin de şansı böyle devam etmeyecek..’.
Ligin başlangıcında 6 maçta 6 puan alıp, son 5 maçında bırakın gol atmayı, pozisyona bile giremeyip, ne diyeceğini bilemediği bir anda.
Her ikisi de aslında saygın adamlar da pozisyonda sorun var galiba ![]()
Etiket Yok.