Şortunu yanlış giyen adam…
Sakın şaşırmayın bu bir film adı değil. Yönetmesi gereken bir maça yanlış renkte şortla çıkan bir hakemden söz ediyorum. Aslan yürekli Cüneyit… Hangi aslandan ve hangi Cüneytten bahsettiğim anlaşılmıştır herhalde. Hani davar geliiir nahır geliiir Cüneyt Çakııırrr pardon bakııırr… Hakem olamadığı için maça da hakim olamayan “aslan” yürekli….
Transferde yaptıklarının tez konusu olmasını isteyen Adnan Sezgin bu maçın hakemi ve verdiği kararlar için de “derin şekilde incelenmeli” yorumunu yaptı. Ben kendisine hak veriyorum, bir hakem bir maçın içine nasıl eder diye acayip tez konusu olur. Artık doktora mı verirler profesöre mi bilmem. Emin olduğum tek şey kendi şekillendirmeleri sonucu hamur gibi hakem yoğuranların Ali Sami Yen fırınında pişirdikleri kalbi ve beyni taşlaşmış seramikten hakemin hakkını birilerinin LICK TV de vereceğidir. Öyle ya kurmalı oyuncaklarından biri daha görevini başarıyla yaptı. Taçları yerinden attırdı ya derbinin içine etmiş neyleyim.
Cüneyt Çakır kendisinden önce verilen görevi başarı ile uygulayan Demirle(N)k ve Dereli mi Kızılderili mi olan diğerinin yokluğunu aratmadı. Feldkamp ın saplayamadığı bıçağı Fenerbahçenin Gökhan’ının gönlüne sapladı. Sarı Kırmızı kartlı, FIFA kokartlı belki de iyi hakem olabilecek biri sırf birilerini memnun etmek için kendini de Fenerbahçe’ yi de 6S nin galibiyetini de, yangın sonrası isler gibi karanlıklar içindeki Türk futbolunun yeniden yapılanmasının da ilk filizlerini yaktı. Sami Yen, eskiliğinden ötürü benzetildiği Roma harabeleri gibi olmuş, Çakır Neron rolüne soyunmuştu.
Bu maçın ne tekniği ne taktiği olur. 6S kendi maçını oynadı Çakır da Fenerbahçe ile. Kazanmak için her yol mübah anlayışının nerelere geldiğini Lincoln son saplanan bıçaktan sonra Volkana küfrederek gösterdi. Alman eğitimli Barış’ın tahriklerine alışkındık ama Lincoln’ü böyle görmemiştik Türkiye’de. Şimdi nasıl üzüleceğiz ileriki maçlarda Lincoln’e atılan tekmelerde? Servet’e atılan tekmelerde?
Şimdi birkaç yoruma göz atalım:
ZICO : Bu kadar yıllık futbol hayatımda ilk defa bir top toplayıcı çocuğun kırmızı kart gösterdiğini gördüm. Bu insan, bu vatandaş (maalesef hakem diyemiyorum) hakemlik okuluna yeniden gitsin diploma alıp yeniden başlasın. Bazı takımlar Türkiye liginde bu şekilde kollandıklarından buna alışıyorlar ve Avrupa’da bu yüzden başarılı olamıyorlar.
ADNAN POLAT : Fenerbahçeye karşı süren mağlubiyet zincirimizi, ancak böyle saçma sapan bir maçla döndürebilirdik, o da oldu. 4 kırmızı 1o0 dan fazla sarı kart var ve çoğu gereksiz kartlardı.
KALLI : Hakem çok gereksiz kartlar gösterdi ve oyunun akışını etkiledi. Bir ara hakem beni ve Zico’yu da atacak sandım.
Benim tahminim “aslan” yürekli Cüneyit eve gidince karısına ve akrabalarına da kart göstermeye devam etmiştir.
Selçuk Dereli geçenlerde 6S yi gruptan çıkaran Bordo’yu maçta katledip eletmişti. Alem ne olduğunu gördü. İsterim ki Cüneyit i de böyle bir maça yollayalım da alem hakem görsün.
Ulusoy hala başta olsa zaten bu maçın ödülü olurdu.
Maçtaki pozisyonları tek tek irdelemeye gerek bile yok. Hani deveye sormuşlar boynun neden eğri diye nerem doğru ki demiş.
Hakemin akşam yaptığı tek doğru hareket vardı gömleğinin rengini tutturmuştu. En büyük hatası ise şortunu sarı değil siyah seçmesiydi. Öyle yapsa Fenerbahçeli oyuncular gerçek rakiplerini daha kolay tanıyabilirdi.
Tüm bu ahval ve şerait içinde dahi vazifelerini yapan Fenerli oyuncuları alınlarından öpüyorum. Lugano, Gökhan ve Volkan hariç. Çünkü onlar rakibin (aslan yürekli Cüneyit) oyununa gelip cezalı duruma düştüler. Haklıyken haksız oldular.
Sizlere de Cüneyt’siz günler.
- Şubat 28th
- No Comments






